
Aile herşeydir,birgün telefonunun şarjı bittiğinde farkedersiniz.
Hayatınızdaki kadın ,hayatınızdaki adam,sizin sandığınız çocuk,aslında size zamanın emanetidir. Aşkınızın büyümesine şahitlik edin diye verilmiştir size .Ancak hayatı kaçırırsınız sanal aldatmacalarla. Birgün telefonunızun şarjı bitip , etrafınıza baktığınızda aslında hayatınızın şarjının çoktan bittiğini farkedemediğinizi anlarsınız.
Yaşamı kaçırmayın! Sevdiklerinizden çalıp sosyal medyaya aktardığınız her an "seninle yeterince eğlenmiyorum ","sanal dünya dan senden daha fazla keyif alıyorum " , " yanında sıkılıyorum" , "benim için çokta önemli değilsin" gibi sözsüz mesajlar aktarır karnışızdakine beden diliniz ve enerji alanınız. Bu DUYGUSAL ÖRSELENMEDİR. Psikolojik ŞİDDETTİR. O canınızdan çok sevdiğinizi iddia ettiklerine yapılmış bir ruhsal tecavüzdür.
Bir gün ilgiye şevkate aile sıcaklığına ihtiyaç duyduğunuzda farkedersiniz ki ,aileniz çoktan yokluğunuza alışmıştır. Fiziksel olarak yanlarında ama zihinsel ve ruhsal olarak yok oluşunuzun bedelini, zamanında çocuğunuzdan esirgediğiniz şevkati,zamanı , öğretemediğiniz aile kavramının faturasını yapayanlız oluşunuzla yüzleşirken ödersiniz...
Sevdiklerinizden çaldıklarınız ASLINDA KENDİNİZDEN ÇALDIKLARINZDIR ... sanal dünyanın gerçekliğine aldanıp,GERÇEK DÜNYADA SANALLAŞIRSINIZ...
Sıkı sarılın sevdiklerinize , internet SİZİ SİZDEN ÇALMADAN ...
ESRA DEREOBALI 10.03.2015
DİKKAT Sanal bağımlılıklar madde bağımlılıklarından tehlikelidir çünkü bir aldatmacaya satılık hayatınız !!!
11 Mart 2015 Çarşamba
AİLE HERŞEYDİR... SOSYAL MEDYA SANAL BİRLİKTELİK...
28 Ocak 2015 Çarşamba
21 Kasım 2014 Cuma
İHTİYACIN OLAN TEK ŞEY İNSAN

Bağımlılık deyince toplumsal ayrıştırma yapar hemen egomuz....
İlk anda madde bağımlıları ve sigara bağımlıları geliverir aklımıza.Oysa ki bağımlılığın bir görülme ve farkedilme yada görülüp farkedilmemekten bir kaçış olduğunu anlamak gerekir.Bu kapsamdan bakıldığında her birey kendi içindeki bağımlılığı kavrayabilir.Sigara içenlere ayrı oda yapmak yada dışarıda içmesini istemek madde bağımlılarını AMATEM' e yollamak "bağımlı" kavramını gözlerinizden ırak edebilir ama içinizdeki bağımlı tarafı gözden kaçırmanıza ve sisteme yem olmanıza da sebebiyet verebilir.
Belki de SİZ;
"sıkılınca öfkeyi yemekten alıyorum" derken...sevildiğimi hissedemiyorum SEV BENİ ,kendimi sevemiyorum diyen bir yeme bağımlısısınızdır .
"Ayy kan şekerim düştü,tatlı bişey yok mu?" deyip hipoglisemi maskesi altında saklanan....Hayatın sorumluluğunu üstüme alamıyorum,bu anlamsızlıktan yoruldum demeye çalışan bir şeker bağımlısısınızdır.
"Bu hayat çok zor,dünyanın haline bak diye sızlanırken aslında acı bağımlısı bir kurbansınızdır.
Tüm bunları farketmek sizi yaftalamaz korkmayın.Aksine kendinizi gerçekleştirmeniz, birey olmanız ve kişilik gelişiminiz için bulunmaz bir fırsat sunar.
ABD'li psikolog Abraham Maslow çalışmasında 1943'de bir çalışma ortaya koymuştur ve bu insan psikolojisinin yapı taşı hatta çatısı haline dönüşmüştür.
Her ihtiyaç düzeyi bir gelişme düzeyidir ki bir basamağı karşılamamış birey diğerine ihtiyaç duymaz/duyamaz;hatta algılayamaz.
İhtiyaç Teorisi
1- Fizyolojik gereksinimler (nefes almak,karnını doyurmak,uyumak,seks,boşaltım,vs...)
2- Güvenlik gereksinimi (vücut,barınmak,iş,sağlık,mülkiyet güvenliği)
3- Ait olma,sevgi,sevecenlik gereksinimi (aile,arkadaşlıklar,cinsel yakınlık,aşk ve tutku)
4- Saygınlık gereksinimi (özgüven,başarı,özsaygı,başkalarına saygı,diğerinin hakkını gözetebilme)
5- Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem,yaratıcılık,doğallık,problem çözme,ön yargısız olma,görünenin ardındaki gerçeği arayış)
Tamda burada işte asıl güncel tehlike başlar.
İlk iki basamağı tamamlamış olan birey üçüncü basamağa geldiği yaşlarda, aile yada sosyal ortam (okul,sokak,vs) içinde bir engelleme ile karşılaşır ve bunu dönüştürmenin bir yolunu bulur.Çocukluk tramvalarına bağlı ,yetişkinlik döneminde bağımlı kişilik alt kimliklerinden birini edinmiştir artık . Hele ki bunu toplumsal olarak kabul gören bir yol da bulmuş ise( yeme bagımlılığı şeker bağımlılığı gibi ) kendi bile farkına varmadan yaşayıp gidebilir.Ancak normal hayat içinde yine de bunun farkına varıp , kendini gerçekleştiren insan olma şansı elde edebilir...Bir üst basamağa geçiş için bu alt kimlik problemini çözme yoluna gidebilir.
Bireyin gelişimi aynı zamanda toplumunda gelişimidir. Arz talep dengeleri zorlar çünkü toplumları gelişmeye ...
ANCAK ARTIK ŞANSINIZ YOK !!! Toplumsal olarak gelişmenizin...
Bunu engelleyen bir virüs çoktan ruh,beden,zihin dengenizi ele geçirmiş durumda;adı internet.
Sanal sosyal ortam "hey ben seni görüyorum,kabul ediyorum,seviyorum" demeye başladığı anda artık bireysel olarak,ruhsal gelişim basamağına takılı kalmış durumdasınız.Tehlike çanları çamaya çoktan başladı.İhtiyaç listeniz artık kabul gördüğünü,beğenildiğini,onaylandığını,alkışlandığını sanan bir sanal ilizyon içindedir.
Dikkat Farkedin...Siz bir sosyal medya bağımlısısınız.
Bu nedenle artık toplumsal kabul görmeye,okumaya, gelişmeye,aşka,dokunmaya,sarılmaya ihtiyacınız kalmadı sanıyorsunuz.Bilinciniz buna kanıyor ancak ruhunuz acıkmaya çoktan başladı.
PEKİ NE ZARARI VAR?
Bireysel Zarar: Hemen bu bağımlılık treninden inmazseniz ruhunuz açlığını bedeninizi hasta etmeye başlayarak size duyurmaya çalışacak.
Toplumsal Zarar: İnsansal ihtiyaçları kalmayan toplum çabucak ötkileşme sürecine girecek.Algısı gözetilen insanlar yanlızlaşacak,bölünecek.Az gelişmişlikten gerileyen ve değerlerini kaybeden bir hale geçmeye başlayacak.
"Dikkat yönetiliyorsunuz" demiyorum. DİKKAT YOK EDİLİYORSUNUZ! diyorum ...
İHTİYACIN OLAN TEK ŞEY;
bir dostla içilen kahve,
bir komşuya ikram edilen lokma,
bir aşka dolanmış yürektir.
İNSAN OLMA İHTİYACINIZDAN VAZGEÇMEYİN !
21.11.2014 Alsancak
Esra Dereobalı
12 Kasım 2014 Çarşamba
PEMBE BAĞCIK 15 YAŞINDA...
SEVİLMEK GÜZEL ŞEY ...
11.11.2014 harika bir gündü... pembe bagcık 15 yaşına bastı:) dile kolay zaman ... ağladığımız ,güldüğümüz, nice zamanlar geçti dün hayatımdan tekrar tekrar ... ilk adımlarını heyecanla birlikte attığımız, ilk kelimesi için heyecanla beklediğimiz danışanlarım vardı yanıbaşımızda .. eskiler ve yenilerle ne kadar çok hayata dokunmuş olduğumuzu.. her geçen yıl nasılda köklü nasılda kocaman bir aileye dönüştüğümüzü gördük... süpriz sevinçler yaşadım kelimeler sığmayan ... susmayan telefonlar ve kapı zilleri için binlerce kez teşekkürler .... arayan hatırlayan ve hiç unutmayan herkese TEŞEKKÜRLER ve RABBİME BİNLERCE KEZ ŞÜKRAN bana böyle bir hayat sunmuş olduğu için ...
BİR GÖZ BEBEĞİNDEN GİRİP BİR KALBE DOKUNMAK ZORDUR AMA BAŞARABİLİRSENİZ.. O GÖZDEKİ PIRILTI PAHABİÇİLEMEZ ...
NİCE 15 YILLARA ... işimi çok seviyorum bir kez daha dedim ki İYİ Kİ TERAPİSTİM :) DÜNYADA ÜZERİNDEKİ EN ÖZEL RUHLARLA ÇALIŞIYORUM ....
Esra DEREOBALI
11.11.2014 harika bir gündü... pembe bagcık 15 yaşına bastı:) dile kolay zaman ... ağladığımız ,güldüğümüz, nice zamanlar geçti dün hayatımdan tekrar tekrar ... ilk adımlarını heyecanla birlikte attığımız, ilk kelimesi için heyecanla beklediğimiz danışanlarım vardı yanıbaşımızda .. eskiler ve yenilerle ne kadar çok hayata dokunmuş olduğumuzu.. her geçen yıl nasılda köklü nasılda kocaman bir aileye dönüştüğümüzü gördük... süpriz sevinçler yaşadım kelimeler sığmayan ... susmayan telefonlar ve kapı zilleri için binlerce kez teşekkürler .... arayan hatırlayan ve hiç unutmayan herkese TEŞEKKÜRLER ve RABBİME BİNLERCE KEZ ŞÜKRAN bana böyle bir hayat sunmuş olduğu için ...
BİR GÖZ BEBEĞİNDEN GİRİP BİR KALBE DOKUNMAK ZORDUR AMA BAŞARABİLİRSENİZ.. O GÖZDEKİ PIRILTI PAHABİÇİLEMEZ ...
NİCE 15 YILLARA ... işimi çok seviyorum bir kez daha dedim ki İYİ Kİ TERAPİSTİM :) DÜNYADA ÜZERİNDEKİ EN ÖZEL RUHLARLA ÇALIŞIYORUM ....
Esra DEREOBALI
2 Ekim 2014 Perşembe
7 Ağustos 2014 Perşembe
oyun ve çocuk
Çocukların hayatı öğrenme ve deneyimleme şekilleridir
“OYUN”.Keşke hayat benim oyun alanım diyerek yaşayabilse büyüklerde... Bu
bağlamda hala çocuklardan öğrenecek çok şeyimiz olduğu kesin.
Oyun oynarken bir çocuğu gözlemleyerek çocuğunuzun keyif
aldığı şeyleri, hiç yönlendirme olmadığı halde nelere yöneliyor olduğu yada
özellikle anlatamadığı ve baş edemediği
durumları nasıl çözümlüyor olduğudur.
Çocuklarda, üç farklı gelişimsel alan birbirine paralel olarak gelişiyor; akademik becerilerindeki
yetkinlik, fiziksel ve duygusal anlamda büyüme ve kişilik ve ahlak gelişimi. Ancak
yapılan araştırmalarda, çocukların bu alanlardaki güçlü yanlarını fark
ettikleri zaman ilerleme kaydettiklerini gösteriyor. Güçlü yanları ortaya
çıkartan etkinliklerse şöyle sıralanabilir.
1. Doğuştan sahip olunan, ilerleyen yıllarda desteklenerek
yetenek ve becerilere dönüşenler
2. Yaparken çok keyif alınan ve iyi yaptığın şeylerdir.
3. Genel ve kapsamlı olmaktan çok, spesifik aktivitelerdir.
Spesifik olmakla birlikte, birçok farklı aktiviteye dökülebilirler.
Bir çocuk kimse söylemediği halde “içten gelen bir dürtü ve
keyif” ile yapıyor. Ortalıktaki taşları topluyor inceliyor biriktiriyor olması
gibi .. spesifik bir davranış olmakla birlikte ilerleyen zamanlarda bu onu
araştırmacı bir bilim insanı olma yoluna giden bir yola dönüşebilir.
Öğrenme
açısından güçlü yanlar
Çocuklar çok ciddi bir öğrenme becerisi ile doğuyorlar. Hiç
durmadan yeni şeylerle karşılaşıyor, sözlü ve sözsüz konuşma sistemlerini
müthiş bir hızla yerleştirip kullanıyorlar. Belli bir yaş döneminde, yaklaşık
3-15 yaşlar arasında, bir şekilde kullanılmayan, kısımları budanıyor ve daha
belirgin özellikler profesyonelleşmeye başlıyor.ancak her çocuk kendine has bir
biçimde öğreniyor. Beynin çalışma prensiplerinin farklılığına bağlı olarak 34
değişik öğrenme stili olduğunu, bunların beş çeşit farklı kategoride
toplandığını gösteriyor. Bunlar:
1. Çevresel 2.
Duygusal 3. Sosyolojik 4. Fiziksel 5. Psikolojik öğrenme stilleri.
Çocuklar, kendi öğrenme stillerini ortaya çıkardıklarında,
daha verimli ve anlamlı hayatlar sürebiliyor ve diğerleri ile iletişim kurma
yöntemlerini geliştirebiliyorlar. Ne yazık ki bugün, birçok çocuk sadece ne
şekilde öğrendiğini bilmediği için eğitim hayatında başarısızlığa uğruyor.
Bu nedenle eğitimcilere ve anne babalara bu bağlamda çok iş
düşmektedir. Çocuklarımızı yargılamadan ,objektif gözlerle sadece ne yaptığını
nasıl oynadığını ve ne sıklıkla aynı oyunları tercih ettiğini gözleyerek bile
çocukların akademik ve hayat başarısının temellerini atmasına yardımcı
olabiliriz .
Geleceğin yaratıcı özgür bireyleri sınırlanmadan kendi beyin
ve öğrenme prensiplerine bağlı kalarak eğitilebileceği bir ortam dileğiyle...
ESRA DEREOBALI 23.07.2014
18 Temmuz 2014 Cuma
SAVAŞA ADAK ÇOCUKLARI MI VAR BU DÜNYANIN ...
GAZZE ÇOCUK LAR ÖLÜR DEMEK Mİ ÖGRETMENİM?
Burnumuzun ucundaki bir avuç cocugu koruyamadıysak ..kimse kendi çocuğuna yarını vaadetmesin artık ... kimse ben iyi biriyim demesin kendi suratına bakıpda utanmadan ...kimse paraya satılmadım demesin rant zincirini besleyen sektörden alışveriş ederken ..kimse ben özgürüm demesin .. ne günahları vardı kimbilir demesin kendi ile bile yüzleşemeyenler... kimse boğazımdan helal lokma geçiyor diye övünmesin kendi alınteriyle anasının mutfağında yoğurmuyorsa ekmeğini... mümkünse küfreenler herseye lanet okuyabilen çokbilmişler önce SESSİZLİK ORUCU TUTSUNLAR .. iftar saatinde göbeklerini kaşıyıp sevap hanesine bonus kaydetme sevdasında olanlar... İNSAN KENDİNE VEREBİLİYORSA HESABINI BUTUN DUNYAYA VEREBİLİR... BEN GAZETEYİ BURNUMA DAYAYIP ESRA BU BEBEGE NE OLMUŞ DİYE GÖZLERİ DOLAN BİR DOWNLU ÖĞRENCİME bilmiyorum bile diyemedim bugün .. SESİNİZ DEĞİL SÖZÜNÜZ YÜKSELSİN AĞALAAAAAAAAAAARRR.... bu çocuğa ne olmuş diyerek ağlayabilen bir çocuğa yüzü kızarmadan yalan söylemeden yapabilecek bir açıklama bulununcaya kadar .. SUSUUUUUUUUUUNNN... İNSANLIK ÖLMÜŞTÜR YASTAYIZ...E.Dereobalı
Burnumuzun ucundaki bir avuç cocugu koruyamadıysak ..kimse kendi çocuğuna yarını vaadetmesin artık ... kimse ben iyi biriyim demesin kendi suratına bakıpda utanmadan ...kimse paraya satılmadım demesin rant zincirini besleyen sektörden alışveriş ederken ..kimse ben özgürüm demesin .. ne günahları vardı kimbilir demesin kendi ile bile yüzleşemeyenler... kimse boğazımdan helal lokma geçiyor diye övünmesin kendi alınteriyle anasının mutfağında yoğurmuyorsa ekmeğini... mümkünse küfreenler herseye lanet okuyabilen çokbilmişler önce SESSİZLİK ORUCU TUTSUNLAR .. iftar saatinde göbeklerini kaşıyıp sevap hanesine bonus kaydetme sevdasında olanlar... İNSAN KENDİNE VEREBİLİYORSA HESABINI BUTUN DUNYAYA VEREBİLİR... BEN GAZETEYİ BURNUMA DAYAYIP ESRA BU BEBEGE NE OLMUŞ DİYE GÖZLERİ DOLAN BİR DOWNLU ÖĞRENCİME bilmiyorum bile diyemedim bugün .. SESİNİZ DEĞİL SÖZÜNÜZ YÜKSELSİN AĞALAAAAAAAAAAARRR.... bu çocuğa ne olmuş diyerek ağlayabilen bir çocuğa yüzü kızarmadan yalan söylemeden yapabilecek bir açıklama bulununcaya kadar .. SUSUUUUUUUUUUNNN... İNSANLIK ÖLMÜŞTÜR YASTAYIZ...E.Dereobalı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

